Webrazzi Yazarı Arda Kutsal ile İnternet ve Blog Üstüne Röportaj
Tarih: Ekim 29th, 2008 | Yazar: Ertuğrul Erkan | Kategori: Röportajlar | Etiketler: arda, arda kutsal, blog, blog yazarı, google, google ve blog, internet, internet röportaj, internet ve blog, kutsal, Röportajlar, türkiye ve blog, türkiye ve internet, webrazzi, webrazzi arda kutsal, webrazzi röportaj | 1 Yorum »Merhaba arkadaşlar. Her hafta yayınladığım röportajlar bölümünü bu hafta Webrazzi nin kurucusu ve yazarı olan Arda Kutsal ile röportaj yaptık. Umarım sizler için güzel bir röportaj olmuştur. Aklımıza gelen soruları sormaya çalıştık. Ayrıca Arda Kutsal’ a röportaj teklifimizi kabul ettiği için buradan teşekkür ederiz…
Merhaba. Öncelikle bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?
Crenvo Danışmanlık’ın Genel Müdürü ve Webrazzi’nin kurucusuyum. Türkiye’deki internet pazarını hem şirketimiz hem de blogumuzdan dolayı herhalde en yoğun takip eden grubuz diyebilirim.
Webrazzi gibi ortam oluşturmak aklınıza nereden geldi?
Webrazzi’yi hayata geçirdiğim günlerde bir yatırım şirketinde teknoloji yatırımlarından sorumlu yönetici olarak çalışıyordum. Zaten işimle ilgili bir konu olduğu için buradaki çalışmalarımı herkesle paylaşmak adına başlamıştı.
Daha başka projeleriniz var mı?
Blograzzi.com aktif olarak yaşamını sürdürmektedir, bunun dışında yakın zamanda FriendFeedHolic (www.ffholic.com) adında tamamen FriendFeed verisi üzerinden çalışan bir ürün hayata geçirdik. Bunun dışında proje gerçekleştirmiyorum, daha çok Crenvo ve Webrazzi’deki işlerimizle ilgileniyoruz.
Türkiye nin en ünlü bloglarındansınız. Sizce blog tutmak zor mu?
Blog tutmak sabır gerektiren, zahmetli bir iş. Elbette bu zahmet blogunuzda paylaştığınız bilginin kalitesi ve okuyucu popülasyonu ile ilgili. Kişisel bir blog tutuyor olsaydım sanırım bu kadar zaman gerektirmez ve işler daha kolay olurdu.
Bu kadar ünlü hale gelmenizde etkili bir sebep var mı?
Webrazzi kesintisiz olarak 2 yılı aşan bir süredir yayınına devam ediyor. Yayın süresinde de hiçbir zaman kalitesinden ödün vermeden kendi prensipleri ile çalışmayı sürdürdü. Sanırım bu Webrazzi’yi ve dolayısıyla beni bugünkü konumumuza getirdi.
Sizce internet çöplüğe mi yoksa büyük bir ansiklopediye mi dönüşüyor?
Bu bardağın dolu tarafına mı boş tarafına mı baktığımızla ilgili. İnternet engin bir bilgi kaynağı olarak gelişimini sürdürürken, çöplük olarak da değerlendirilebilecek siteleri bünyesinde barındırıyor. Kullanıcıların interneti kullanma şekline bağlı olarak bilgiyi filtrelemeleri ve çöplükle uğraşmamaları mümkün.
Yeni blog yazarlarına neler öneriyorsunuz?
Sabırlı olsunlar ve çizgilerinden sapmasınlar. Çevrelerini oluştursunlar ve bloglarının konusuna uygun işbirlikleri içinde olsunlar. Tüm bunları yaparken bloglarının sürekliliğini yani güncelliğini de korumaya özen göstersinler. Eğer bu işi profesyonel olarak yapmayı planlıyorlarsa kişisel yazılardan uzak dursunlar.
Sürekli olarak interneti takip ediyorsunuz. Bu sizi yoruyor mu?
Sevdiğim işi yaptığım için yorulduğumu söyleyemem. Günde ortalama 14 saat çalışmamın yanında internette geçirdiğim sürenin beni yorması pek mümkün değil zaten.
Sizce Türkiye nin en iyi internet projesi nedir?
En iyi derken en kârlı projeyi söylüyorsanız YemekSepeti ve GittiGidiyor herhalde başı çekerler. Ancak iyi derken daha genel anlamda ürün kalitesi ve yarattığı servisi değerlendiriyorsak Pilli’nin geliştirdiği ürünler son derece başarılı diyebilirim. En başarılı internet şirketlerini konuşuyorsak o zaman da Nokta A.Ş.’yi söylemeden geçmek olmaz. Türkiye internetinin bugünkü konumunda olumlu katkı sağlayan şirketlerin başında geldiklerini düşünüyorum.
Google ın gözünden blog alemi nasıl? Bazıları bloglar Google tarafından torpillidir diyorlar. Bu sizce doğru mu?
Bloglar içerik üreten mekanizmalar ve çoğunluğunun yazılım tarafında arama motoru dostu yapıları var. Durum böyle olunca Google’ın blogları sevmesi sanırım normaldir. Aynı zamanda blogların yarattığı “Uzun Kuyruk” (Long Tail) sebebiyle reklam geri dönüşleri de güçlüdür. Bu da sanırım Google’ın desteğini artırmasını sağlıyordur.
İnternet alemine vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
Türkiye interneti henüz yürümeye çalışıyor, artık emeklemiyor. Ama emin adımlarla yürüyebilmesi ve sonrasında koşu moduna geçmesi için hepimizin çaba sarfetmesi lazım. Söz konusu çaba kapsamında da üretmek, paylaşmak ve desteklemek gerekiyor. Bireysel egolardan kurtulup hareket edilirse hem sektör hem de kişiler için daha değerli sonuçlar ortaya çıkacaktır. Küçük bir örnekle demek istediğimi netleştirmem gerekirse, trafikte 100 araba ve dolayısıyla 100 şoför olduğunu düşünelim. Herkes kendisini düşünürse 100 farklı kişi kendisi için bencilce araç kullanır ve trafik felç olur. Yani, herkes kendisini düşünürken size düşman 99 farklı kişi trafikte hayatınızı cehenneme çevirir. Çünkü kimse size yol vermeyecektir herkes kendisini düşünecektir. Ama herkesin birbirini düşündüğünü varsayarsanız 99 kişi sizin arkanızı kolluyor olur. Trafikteki herkes sizin önünüzü açar ve siz de haliyle onların. Pazardaki dinamiklere bu şekilde bakmak ve bu vizyonu desteklemek gerekiyor. Ancak o zaman Türkiye internet pazarı maratona kalkabilir.
Herkese iyi günler, iyi çalışmalar…
Benzer Yazılar;
- Yeni bir gün, yeni bir yıl!
- Blogların İletişime Katkıları...
- Blog Ödülleri 2009′ dayız!
- Blogunuzu Mobil Telefonlara Göre Biçimlendirin!..
- Blog Sistemi Yapalım - 2

Çok güzel olmuş..
Arda Bey e saygılarla…